12 Ocak 2022 Yazar Trakya.DenT 1 Yorumlar

Diş Muayenesi Nedir? Nasıl Yapılır? Ne Zaman Yapılır?

Diş muayenesi diş hekimleri tarafından yapılan ve ağız içerisinde hem diş hem diş etleriyle ilgili bir sağlık sorunu olup olmadığının belirlenmesini sağlayan muayenedir. İstisnasız her bireyin düzenli olarak bu muayeneden geçirilmesi gerekiyor. Bu sayede mevcut sorunların erken dönemde tespit edilmesi, bu sorunların giderilmesine yönelik tedavilerin planlanması ve uygulanması da mümkün olacaktır. Erken tanı tüm hastalıklarda olduğu gibi diş ve diş eti hastalıklarında da önemlidir.

Sindirim ağızda başlar. Tüketilen gıdalardan kalan parçacıklar ağız içerisinde çeşitli mikroorganizmaların üremesine yol açar. Bu üreme noktasında ağız içerisinin son derece elverişli koşullara sahip olduğunu da belirtmemiz gerekiyor. Dolayısıyla ağız ve diş temizliğinin en doğru şekilde, düzenli bir biçimde yapılması gerekir. İhmal edilmesi durumunda ise kısa zamanda diş ya da diş etleriyle ilgili bazı problemler ortaya çıkmaya başlar. Bu sorunların tespit edilmesi ise ancak diş muayenesiyle mümkün olabilir. Muayenenin ne zaman yapılması gerektiğine ya da çocuklar için ilk diş muayenesi zamanına değineceğiz. Öncesinde hangi sıklıkla diş muayenesinden geçilmesi gerektiğini aktaralım.

Diş Muayenesi Hangi Sıklıkla Yapılır?

Sıklıkla gündeme gelen hususlardan biri ne zaman diş muayenesi yapılması gerektiği oluyor. Elbette sağlıklı diş ve diş etlerine sahip olmanın ön koşulu bu kontrollerin düzenli olarak yapılmasını sağlamaktır. Hangi periyotlarla diş hekimine muayene için başvurulması gerektiği de bilinmelidir. Rutin diş kontrolleri için en uygun periyot 6 aydır. 6 ayda bir defa diş hekimine başvurmanız ve kontrolün yapılmasını sağlamanız, olası diş ve diş eti rahatsızlıklarının da kısa zamanda tespit edilmesini sağlayacaktır. Bu sayede en erken dönemde tedaviye de başlanabilir.

Fakat herhangi bir diş ya da diş eti problemi yaşıyorsanız daha sık aralıklarla diş kontrollerine gitmeniz de gerekebilir. Sadece yetişkinlerin değil çocukların da düzenli olarak diş kontrollerinden geçmesi gerektiğini belirtmeliyiz. Herhangi bir diş çürüğünün, diş eti probleminin ya da daha farklı sağlık sorunlarının erken dönemde tespit edilmesi, tedavinin daha kısa zamanda tamamlanmasını sağlayabilir. Aynı zamanda tedavi sürecinin de hasta açısından daha kolay olacağını söyleyebiliriz.

Diş Muayenesi Ne Zaman Yapılmalıdır?

Türkiye’de düzenli olarak diş muayenesi olan kişi sayısının bir hayli az olduğunu belirtmeliyiz. Çoğu zaman ilk diş muayenesine gidildiği dönem 20’lik dişlerde ağrı olduğu süreçtir. Daha erken dönemde şayet diş ve diş etleriyle bir problem yaşanmıyorsa diş kontrolüne de gidilmiyor. Kısacası diş hekimine başvurarak genel bir muayeneden geçilmesi için hastaların bazı şikayetlerinin olması bekleniyor da diyebiliriz. Elbette bu tutum son derece yanlıştır. Ağız ve diş sağlığının da genel sağlık noktasında büyük önem taşıdığını göz ardı etmemek gerekiyor.

Rutin diş kontrollerini ihmal edilmesine bağlı olarak diş çürükleri başta olmak üzere çok sayıda problem ilerliyor. Bu durumda daha uzun süreli ya da daha detaylı tedavilerin yapılmasına ihtiyaç doğuyor. Rutin diş kontrollerinin aksatılmasındaki yaygın nedenlerden biri de muayenenin acı vereceği şeklindeki inanıştır. Oysa diş muayenesi hiçbir şekilde acı veren bir işlem değildir. Aynı zamanda bazı tetkiklerin yapılması da istenebilir. Ancak diş röntgeni çekimi gibi işlemlerin de herhangi bir acıya, ağrıya yol açmadığını belirtmeliyiz.

Tedavilerde de mutlaka lokal anesteziden faydalanılıyor ve buna bağlı olarak hastanın tedavi sürecini gayet konforlu bir şekilde atlatması mümkün olabiliyor. tedavilerin büyük bölümü de kanamasız olarak gerçekleştiriliyor. Sonuç olarak diş hekimine gitme noktasında herhangi bir korku ve endişe yaşanmasına asla gerek yoktur. Her bireyin çocukluk döneminden başlamak kaydıyla mutlaka düzenli olarak ağız ve diş muayenesinden geçmesi gerekir. En uygun yaş ise 7 – 8 yaşlarıdır. Ağız ve diş sağlığı ile ilgili herhangi bir sorun olması durumunda daha erken dönemde de diş hekimine başvurulabilir.

Diş Muayenesi Yapılırken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Rutin diş muayenesi için gittiğinizde de ağız ve diş sağlığı ile alakalı herhangi bir şikayetiniz varsa mutlaka diş hekiminize bilgi vermelisiniz. Kimi zaman dişler fırçalanırken hafif düzeyde kanama olması ya da ara ara hissedilen sızılar hastalar tarafından dikkate alınmıyor ve diş hekimine de bilgi verilmiyor. Ancak şikayetlerin mutlaka diş hekimi ile paylaşılması gerekir. Çünkü hasta tarafından önemsiz addedilen bir şikayet aslında ağız ve diş sağlığı ile ilgili bir sorunu işaret ediyor olabilir.

Aynı zamanda hastaların mevcut rahatsızlıkları ve varsa kullandıkları ilaçlar hakkında da diş hekimine bilgi vermelerinde fayda olacaktır. Diş muayenesi son derece kısa zamanda tamamlanan basit bir işlemdir. Bu sırada hastaların rahat olması, muayene sürecinin de kısa zamanda tamamlanmasını sağlar. Çeşitli korkularınız ya da endişeleriniz varsa diş hekiminiz ile mutlaka görüşmelisiniz.

Diş Muayenesi İçin Hangi Bölüme Gidilir?

Genel olarak diş muayenesi olmak için diş hekiminizden randevu talebinde bulunabilirsiniz. Çeşitli şikayetleriniz varsa diş hekiminize bilgi verebilir ve gerekli kontrollerin yapılmasını sağlayabilirsiniz. Bu sayede diş hekiminiz sizi ilgili bölüne yönlendirebilir. Diş hekimliği alanında şu bölümlerin mevcut olduğunu aktaralım:

  • Endodonti
  • Periodontoloji
  • Pedodonti
  • Ağız ve çene cerrahisi
  • İmplantoloji
  • Ortodonti
  • Protez

Oral Diagnoz Ne Demektir?

oral diagnoz

Hastalar diş muayenesi konusunda oral diagnoz kavramıyla da karşılaşabiliyor. Oral diagnoz, ağız, diş, diş eti ve çevre dokularla alakalı olarak ortaya çıkan hastalıkları, tanı ve tedavi kriterlerini inceleyen daldır. Bu kapsamda çeşitli gelişim kusurları ya da anomaliler de incelenir. Kimi zaman hastalar muayene için ilk olarak bu bölüme başvuruyor. Bu nedenle söz konusu bölüm halk arasında ‘ilk muayene bölümü’ gibi isimlerle de anılabiliyor.

Genel olarak oral diagnoz bölümünde yapılabilen işlemlere şu örnekleri verebiliriz:

  • Genel ağız ve diş muayenesi
  • Uzman diş hekimi muayenesi
  • Teşhis ve tedavinin planlaması
  • Radyografik tetkiklerin değerlendirilmesi
  • Oral hijyen eğitimi
  • Konsültasyon
  • Uzman diş hekimi konsültasyonu

Oral diagnoz bölümünde sadece dişlerle ilgili teşhisler konmuyor ve tedaviler uygulanmıyor. Aynı zamanda diş eti problemleri ve ağız içerisinde bulunan dokularda yara çıkması gibi konularda da tanı konması mümkündür. Sonrasında hastaya uygun tedavi seçenekleri de uygulanır.

İlginizi çekebilir –> Gingivektomi Nedir

Çocuklarda İlk Diş Muayenesi Ne Zaman Yapılır?

Çocukların ilk defa dişi çıktığında diş muayenesi olmasında fayda var. Süt dişlerin de mutlaka diş hekimi tarafından kontrolden geçmesi gerekiyor. Sonrasında herhangi bir problem olup olmadığına bağlı olarak ne zaman kontrole gitmeniz gerektiği konusunda diş hekiminiz tarafınıza bilgi verecektir.

Göz atın –> Ortodonti Tedavisi

Çocuğumu Tedavi Seanslarına Getirirken Neler Yapmalıyım?

Çocuğunuzu sakinleştirmeniz durumunda diş muayenesi sürecinin de daha sorunsuz tamamlanması mümkün olacaktır. Anne babalar ‘korkma’, ‘acımayacak’, ‘kanamayacak’ gibi cümleler kurmamalıdır. Çünkü bu ifadeler çocuklarda daha fazla endişeye neden olabiliyor ve canlarının yanacağı korkusu yoksa bile böyle bir korkunun ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Ebeveynlerin olabildiğince sakin kalması gerekiyor. Bu sakinlik çocukların da tedavi sırasında ve tedaviye gelirken daha sakin olmasına yardımcı olacaktır. Konuyla ilgili sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Bilgi sahibi olun –> Dişlere Zarar Veren Alışkanlıklar

12 Ocak 2022 Yazar Trakya.DenT 0 Yorumlar

Diş Çekimi Nedir? Nasıl Yapılır? Acıtır Mı?

Diş çekimi herhangi bir problem olduğunda ve dişin kurtarılması pek mümkün görünmediğinde tercih edilen bir çözümdür. Diş hekimleri için diş çekiminin son çare olarak tercih edildiğini söyleyebiliriz. Dişin kurtarılmasının mümkün olmadığı durumlarda çevre dokulara zarar vermeden dişin ağız içerisinden tahliye edilmesi diş çekimi olarak adlandırılır. Bu işlemde diş, kemikte yer alan ve soket olarak adlandırılan yuvasından tıbbi aletler yardımı ile çıkarılır. Diş çekiminin ne kadar sürdüğü, acı verip vermediği gibi konuya dair merak edilen tüm hususlara değineceğiz. Öncesinde bu işlemin nasıl yapıldığını daha detaylı bir şekilde ele alalım.

Diş Çekimi Nasıl Yapılır?

Öncelikle diş çekimi işleminin diş hekimi veya çene cerrahları tarafından yapılması gereken bir müdahale olduğunu belirtelim. Dişin çekilmesinden önce bu bölgenin uyuşturulması için lokal anestezi işlemi gerçekleştirilir. Anestezi ilacı enjeksiyon yöntemi ile bölgeye iletilir. Çok kısa bir süre içerisinde uyuşma meydana gelir ve ardından işleme başlanabilir. İşlem sırasında dişi elevatör adı verilen tıbbı bir alet ile diş yerinden oynatılır. Ardından davye kullanılarak diş sıkıca kavranır.

Sonrasında dişin bağlarından gevşetilmesi için hafifçe oynatılması gerekir. İleri ve geri yönlü hafif oynamalar ile diş bağlarından ayrılır ve böylelikle diş çekimi işlemi de kolaylıkla gerçekleştirilir. Sadece bazı durumlarda dişin parçalı olarak ağız içerisinden tahliye edilmesi söz konusu olabilir. Bunun dışında çoğunlukla diş tek bir parça halinde çekilir. Diş çekiminin ardından hafif bir kanama olması beklenen bir durumdur. Aynı zamanda bu hafif kanamanın gerekli olduğunu da belirtmeliyiz. Çoğunlukla çekim sonrasında geride kalan oyuk kısımda bir kan pıhtısı meydana gelir.  Zira diş çekiminden sonra iyileşmenin başlaması için bu kan pıhtısının meydana gelmesi de gerekiyor. Diş hekimi tarafından bu bölgeye soket yerleştirilmesi de mümkündür.

Diş Çekimi Acıtır Mı?

diş çekimi acıtır mı

Hastaların çok büyük bir bölümü diş çekimi sırasında acı hissetmekten endişe ediyor. Ancak bu işlem sırasında hastanın acı ya da ağrı hissetmesi anestezi yardımı ile önleniyor. Diş çekimine başlanmadan önce bölgenin lokal anestezi ile uyuşturulmasının amacı da budur. Hasta acı, kramp, sızı ya da ağrı hissetmez. Bu konuda herhangi bir endişe yaşanmasına gerek yoktur. Diş çekimine başlamadan önce anestezinin etkisini gösterip göstermediği zaten diş hekimi tarafından kontrol ediliyor. Uyuşma tamamen sağlandığında çekim işlemine başlanıyor.

Diş Çekimi Ne Kadar Sürer?

Şayet herhangi bir ameliyat gerekmiyorsa diş çekimi işlemi 15 dakika ile 20 dakika arasında bir sürede tamamlanır. Ancak birden fazla sayıda kökü bulunan dişin çekilmesi için gereken sürenin biraz daha uzun olabileceğini söyleyebiliriz. Bununla birlikte cerrahi müdahale ile yapılacak olan diş çekimlerinin süresi de daha uzun olur. Kimi zaman gömülü diş problemi ile karşılaşılabiliyor. Bu durumda diş çekiminin cerrahi müdahale ile gerçekleştirilmesi gerekiyor. Elbette işlemin tamamlanması daha fazla zaman gerektiriyor. Diş çekimine başlanmadan önce diş hekiminiz işlem süresine dair tahmini bir bilgi verecektir.

Dişler Neden Çekilmek Zorunda Kalır?

Elbette pek çok farklı nedene bağlı olarak diş çekimi yapılması gerekebiliyor. Bu nedenlere şu örnekleri verebiliriz:

  • Dolgu, kanal tedavisi ya da kuron gibi yöntemler ile dişin kurtarılmasının mümkün olmaması
  • Süt dişlerinin düşmüş olması gerekmesine karşın hala düşmemiş olması
  • Dişte sallanma olması ve diş eti tedavisine karşın dişi kurtarmanın mümkün olmaması
  • Gömülü diş nedeniyle çeşitli rahatsızlıklar yaşanması
  • Çenede yer sıkışıklığına neden olan dişlerin bulunması
  • Dişe yanlış tedavinin uygulanmış olması
  • Şiddetli ağrıya neden olan 20’lik dişlerin mevcudiyeti
  • Bazı estetik kaygılar
  • Tümör ya da kist gibi problemler olması
  • Bazı ortodonti tedaviler için gerekmesi

Elbette yukarıda sıraladığımız durumlarda da yine diş çekimi işleminin son çare olarak uygulandığını belirtmeliyiz. Çoğunlukla mevcut tedavi prosedürleri değerlendirilir ve hasta için en uygun tedavi uygulanır. Başarılı olunmaması gibi durumlarda ise zorunlu olarak bu işlemin yapılması söz konusu olabilir.

Diş Çekimi Korkusunu Yenmek İçin Ne Yapılabilir?

diş çekimi korkusunu yenmek için ne yapılmalı

Diş hekimi ya da diş tedavisi korkusu çok sayıda kişinin yaşadığı ortak sorunlardan biridir. Bu problem kimi zaman sadece diş çekimi korkusu olarak da karşımıza çıkabiliyor. Korku nedeniyle kişinin diş tedavilerini ihmal etmesi, diş kontrollerine gitmemesi ise asla istenen bir durum değildir. Dolayısıyla mutlaka bu korkunun yenilmesi gerekir. Bu konuda diş hekiminiz ile görüşebilirsiniz. Diş tedavisiyle ilgili korkuları olan pek çok kişi, diş hekimi ile ayrıntılı bir görüşme yaptığında bu korkusunu yenebiliyor.

Diş hekimi tarafından yapılacak işlemler sırasıyla aktarılabilir. Ne gibi işlemlerin yapılacağı konusunda bilgi almak da korkunun geçebilmesi noktasında önem taşıyor. Hastaların bu yönde bir korku yaşıyor olmaları durumunda diş hekimine güvenmeleri gerekir. Aynı zamanda diş hekimi ile sağlıklı bir iletişim içerisinde olunması da güven temin edilebilmesi adına önemlidir.

Diş Çekiminden Sonra Nelere Dikkat Edilmeli?

Hastanın diş çekimi işleminin yapılmasından sonra evine gitmesinde bir sakınca olmaz. Ancak iyileşmenin birkaç gün boyunca devam edeceğini belirtmeliyiz. Bu süre zarfında hafif ağrı olabilir ve bu durum son derece normaldir. Ağrı olması durumunda sadece diş hekiminiz tarafından reçete edilen ağrı kesici ilacı kullanmalısınız. Aşırı dozajda ağrı kesici almaktan ya da gelişigüzel ilaç kullanmaktan kesinlikle kaçınmanız gerekiyor. Bununla birlikte enfeksiyon riskine karşın diş hekimi tarafından antibiyotik ilaç reçete edilmesi de söz konusu olabilir. Antibiyotik ilaçların düzenli olarak kullanılması gerekir.

Kimi zaman diş hekimi kanamayı durdurmak ve pıhtı oluşmasını sağlamak için diş çekimi yapılan bölgeye gazlı bez yerleştirebilir. Gazı bezin çekimden hemen sonra nazikçe ısırılması gerekiyor. Böylece baskı oluşturulabilir ve kanamanın durması da sağlanabilir. Yapılan müdahaleye bağlı olarak gazlı bezin birkaç saat boyuna bu bölgede kalması gerekebilir. Diş hekiminizin belirttiği süre boyunca gazlı bezi tutmalı, daha erken dönemde çıkarmamalısınız.

Şişme olmaması adına diş çekiminin yapıldığı bölgeye soğuk kompres uygulanabilir. Ancak soğuk kompresin aşırı oranda uygulanmasından da kaçınmak gerekiyor. Her seferinde soğuk kompresi en fazla 10 dakika boyunca bölgede tutmalı ve sonrasında çekmelisiniz. Diş çekiminden sonraki 24 saat boyunca ağzın kuvvetli bir şekilde çalkalanması da sakıncalı olabilir. Bu durumda oluşan pıhtı yerinden oynayabilir. Çok sıcak ve çok soğuk yiyecekleri birkaç gün boyunca tüketmemenizde fayda olacaktır. Bir bardak oda sıcaklığında suya bir çay kaşığı tuz ekleyerek bu su ile gargara yapılabilir. İlk gün dişleri fırçalamak yerine tuzlu su ile gargara yapmanız çok daha doğru olacaktır.

Göz atın –> Diş Eti Çekilmesi

Diş Çekimi Sonrası Sigara İçilir Mi?

diş çekimi sonrası sigara içilir mi

Elbette diş çekimi sonrasında kesinlikle sigara içmemek gerekiyor. Özellikle diş çekimini takiben ilk 24 saat içerisinde sigara içilmesi ciddi iltihaplanmalara yol açabilir. Bununla birlikte sigaranın yaraların iyileşmesini de sıkıntıya soktuğunu unutmamak gerekiyor. İyileşme sürecine zarar verebilir ve diş çekiminden sonra yaşanan ağrının artmasına da yol açabilir.

İlginizi çekebilir –> Dişçi Korkusu

Çerkezköy Diş Çekimi Uygulayan Yerler

Çerkezköy’de diş çekimi işlemi yapılabilir. Diş çekiminin gerçekleştirilmesi ya da diğer diş tedavilerinin yapılması için farklı bir semte gitmek gerekmiyor. Bu konuyla ilgili sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Bilgi sahibi olun –> Diş Muayenesi

12 Ocak 2022 Yazar Trakya.DenT 0 Yorumlar

Ortodonti Tedavisi Nedir? Diş Teli Çeşitleri Nelerdir?

Ortodonti tedavisi alt ve üst çene kemiklerinde problemler olması, dişlerde çapraşıklıklar bulunması gibi durumlarda uygulanan tedavi yöntemleridir. Alt ve üst çene kemiklerinin kafa kemikleri ile olan ilişkisi de yine bu alanda değerlendirilir. Genel olarak ortodonti tedavisi 4 farklı alanda ele alınır. Bunlar; önleyici, düzeltici, çocuk ve yetişkin olarak adlandırılır. Ortodontik tedavinin bir yaşının olup olmadığını ya da diş tellerinin ne kadar süre takıldığını aktaracağız. Merak edilen diğer konulara geçmeden önce dişlerdeki çapraşıklık konusunu ayrıntılı bir şekilde ele alalım.

Dişler Neden Çapraşık Olur Ve Nasıl Tedavi Edilir?

Diş çapraşıklığı durumunda tercih edilen tedavi diş teli uygulaması oluyor. Bu sayede son derece başarılı sonuçlar elde edilebildiğini söyleyebiliriz. Dişlerde çapraşıklık olmasının nedenleri ise pek çok farklı faktörü işaret edebiliyor. Bu nedenler arasında genetik faktörler de bulunuyor. Önceki kuşaklardan aktarılan iskelet problemlerine bağlı olarak böyle bir sorun ortaya çıkabilir. Bununla birlikte iskeletsel büyüme problemlerine bağlı olarak dişlerde çapraşık bir görünüm olabiliyor.

Elbette dental gelişim bozukluklarının da nedenler listesinde yer aldığını belirtmeliyiz. Süt dişlerinin erken dökülmesi, eksik diş problemi, ağız içerisinde fazladan diş olması, dişlerin travma neticesinde yer değiştirmesi de dental sorunlar kategorisinde ele alınıyor. Bu gibi durumlarda da devreye ortodonti tedavisi giriyor. Çocuklar solunum yolu ile alakalı problem yaşadıklarında ağızdan nefes alıp verirler. Bu durumda çene gelişimi sıkıntıya girer ve sonuç olarak dişlerde çapraşık görünüm olabilir. Son olarak çocukların parmak emme, çok uzun süre biberon kullanma gibi alışkanlıklarının da diş çapraşıklığına neden olduğunu söyleyebiliriz. Dişler için zararlı olan alışkanlıklar arasında tırnak yeme, dengesiz beslenme de bulunuyor.

Ortodontik Tedavinin Yaşı Var Mıdır?

ortodontik tedavinin yaşı var mıdır

Genellikle ortodonti tedavisi sadece çocukluk döneminde uygulanır şeklinde bir kanı toplumda hakimdir. Oysa yetişkinler için e bu tedavinin uygulanabileceğini belirtelim. Çocukluk döneminden sonra da hastalara diş teli uygulaması yapılabiliyor. Ancak ideal yaş konusunda fikir edinmek isteyenlere de 10 – 12 yaş arası olduğunu söyleyebiliriz. Süt dişlerinin değişiminin tamamlanmasına yakın bir dönemde tedaviye başlanmasında fayda olacaktır.

Aileler çocuklarının bu alanda sorun yaşadığını fark ettiğinde hemen diş hekimine başvurmalıdır. Çocuklarda çene kemikleri ile alakalı olan problemlerde tedaviye başlama yaşı daha fazla önem taşır. Özellikle 7 yaşında mutlaka diş hekimi tarafından gerekli kontrollerin yapılması sağlanmalıdır. Daha geç dönemde sorunun fark edilmesi halinde de ortodonti tedavisi uygulanabilir. Tedavi için geç kalındığı düşüncesi ile diş hekimine başvurmamak doğru değildir.

Ortodontik Tedavi Ağrılı Mıdır?

Sıklıkla sorulan sorulardan biri de ortodonti tedavisi ve ağrı arasındaki ilişkidir. Bu tedavinin ağrısız olarak gerçekleştirildiğini söyleyebiliriz. Sadece diş teli uygulaması yapıldığında ilk dönemlerde yanaklarda yara olması gibi basit problemler yaşanabilir. Bu da hafif düzeyde olmak kaybıyla ağrıya neden olabilir. Ayrıca hastalar diş tellerinin dişlerine baskı uyguladığından da şikayet edebilir. Ancak bu şikayetlerin tamamen geçici olduğunu da unutmamak gerekiyor. Hastaların günlük hayatını olumsuz etkileyecek kadar ciddi şikayetler değildir.

Diş Teli Ne Kadar Süre Takılır?

diş teli ne kadar süre takılır

Diş teli ile gerçekleştirilen ortodonti tedavisi süresi her hasta için aynı değildir. Bu sürenin 6 ay ile 30 ay arasında değiştiğini belirtebiliriz. Dişlerde ne oranda çapraşıklık olduğu, hastanın yaşı, hangi diş teli çeşidinin tercih edildiği gibi çeşitli unsurlara bağlı olarak tedavi süresi de değişkenlik gösteriyor. Bazı problemler sadece 6 – 8 ayda düzelebiliyor. Ancak bazı diş problemlerinin düzelmesi için diş tellerini 2 yıl ya da daha uzun süre kullanmak gerekiyor. Bu süre zarfında düzenli olarak kontrollere gidilmesi gerektiğini de unutmamalısınız.

Diş Teli Çeşitleri Nelerdir?

Günümüzde ortodonti tedavisi kapsamında pek çok farklı diş teli çeşidinin kullanılabildiğini söyleyebiliriz. Bu çeşitlerden bazıları daha az kullanılıyorken bazılarının kullanım yoğunluğu çok daha fazladır. Bu noktada diş teli çeşitlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Metal diş teli
  • Porselen diş teli
  • Lingual diş teli
  • Şeffaf plaklar

Diş hekimliğinde diş teli uygulaması dendiğinde akla ilk gelen metal diş telleridir. Son derece dayanıklı bir yapıya sahip olmasıyla ön plana çıkan bu ürünler yaklaşık 1,5 – 2 yıl içerisinde başarılı bir netice elde etmeyi sağlayabiliyor.

Estetik görünüme önem verenler için ideal seçeneklerden biri de porselen diş telleri oluyor. Bu ürünlerin halk arasında ‘görünmeyen diş teli’ gibi isimlerle de anıldığını söyleyebiliriz. Fakat sağlamlık açısından metal diş telleri kadar yüksek bir performansa sahip değildir.

Lingual diş telleri ise görünmüyor çünkü diğer diş telleri gibi dişlerin ön yüzeyine değil arka yüzeyine takılıyor. Bu diş tellerinin çoğunlukla yetişkinler tarafından tercih edildiğini de söyleyebiliriz. Şeffaf olsa dahi hiçbir şekilde diş telinin görünmesini istemeyenler tercihini lingual diş tellerinden yana yapıyor.

Şeffaf plak tedavisi ise dişlerdeki çapraşıklığın çok fazla oranda olması durumunda tercih edilemez. Hafif düzeyde problem olması durumunda uygulanan bir tedavi seçeneğidir.

İlginizi çekebilir –> Diş Ağrısı Neden Olur

Telleri Çıkarınca Dişlerde Tekrar Bozulma Olur Mu?

Öncelikle dişlerin ömür boyunca hareketli olduğunu unutmamak gerekiyor. Çiğneme kuvvetinin de etkisi ile ortodonti tedavisi görmüş olan ya da böyle bir tedavinin hiç uygulanmadığı kişilerin dişlerinde bozulmalar olabilir. Bir defa söz konusu tedavinin uygulanmış olması, bir daha asla dişlerle ilgili sorun yaşanmayacağı anlamına gelmiyor. Uzun süreli diş teli uygulaması yapıldığında dişlerde düzelme elde edilmiş olsa bile yıllar içerisinde yeniden bozulma olması mümkündür. Tedavi ile dişlerin yeni pozisyonlarını alması ve etrafında da güçlü bir kemik desteğinin bulunmasının zaman aldığını belirtmek gerekir.

Teller, Konuşmayı Etkiler Mi?

teller konusmaya engel olur mu

Hastalarda ortodonti tedavisi kapsamında konuşmayı olumsuz etkileyecek bir durum ortaya çıkmaz. Hastaların çok büyük bir bölümü sadece birkaç gün içerisinde diş tellerine alışıyor ve herhangi bir sorun yaşamıyor. Dolayısıyla diş teli uygulaması ile ilgili bu konuda da bir endişe duyulması gerekmez. Aynı zamanda önemli bir detayın da altını çizmek gerekiyor. Diş teli takılması, kişinin bir süre konuşamayacağı anlamına gelmiyor. Elbette hastalar diş teli takıldığında da konuşabilir, kendini rahatlıkla ifade edebilir.

İlginizi çekebilir –> Porselen Diş

Yetişkinlerde Ortodontik Tedavi

Yetişkin bireyler için de ortodonti tedavisi rahatlıkla uygulanabilir. Kimi zaman çocukluk döneminde ortaya çıkan diş çapraşıklığı gibi sorunlar ihmal ediliyor. Kimi zaman da bu problem ilerleyen yaşlarda ortaya çıkıyor. Bu durumda yetişkinler için ideal olan ortodonti tedavisi seçenekleri diş hekimi tarafından değerlendirilecektir. Tedavinin ilerleyen yaşlarda da uygulanabildiğinin altını çizmek gerekiyor.

Göz atın –> Box Teknik

Çerkezköy Ortodonti Tedavisi Uygulayan Yerler

Elbette ortodonti tedavisi Çerkezköy bölgesinde de uygulanıyor. Ortodonti alanında tedaviye ihtiyaç duyanlar rotasını farklı bir semte çevirmek zorunda değildir. Konuya dair tüm sorularınızı hemen yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Bilgi sahibi olun –> Diş çekimi

12 Ocak 2022 Yazar Trakya.DenT 2 Yorumlar

Diş Beyazlatma (Bleaching) Nedir? Nasıl Yapılır?

Diş beyazlatma tedavisi daha beyaz ve daha estetik bir diş görünümüne sahip olmak isteyenlerin ortak tercihidir. Dişlerde çeşitli nedenlere bağlı olarak renklenmeler meydana gelebiliyor. Kimi zaman tüketilen gıdalardan kaynaklı olarak renklenmeler ve lekelenmeler oluşurken kimi zaman da kullanılan ilaçlar bu sonucu doğurabiliyor. Ancak artık dişlerde daha beyaz bir görünüm elde edilmesi de mümkündür. Bunun için diş hekimleri tarafından uygulanan diş beyazlatma yöntemlerinden faydalanılabilir. Bu sayede dişlerde birkaç ton daha beyazlama etkisi de yakalanabiliyor. Her diş için beyazlatma işleminin yapılıp yapılamayacağına, bu işlemin nasıl yapıldığına ve konuyla ilgili merak edilen diğer hususlara da değineceğiz. Öncesinde kaç çeşit yöntemin bulunduğunu aktaralım.

Kaç Çeşit Diş Beyazlatma Yöntemi Vardır?

Genel olarak diş beyazlatma yöntemlerini 4 farklı başlıkta toplayabiliriz. Bunlar;

  • Ev tipi beyazlatma
  • Ofis tipi beyazlatma
  • Tek diş beyazlatma (Kanal tedavisi uygulanmış olan dişleri içten beyazlatma)
  • Kombine beyazlatma ( Ev ve ofis tipi beyazlatmanın birlikte kullanılması)

Dişlerdeki renklenmenin ya da lekelenmenin derecesi, diş yapısı gibi çeşitli unsurlar bir arada değerlendirilerek hasta için en uygun diş beyazlatmanın diş hekimi tarafından önerilmesi mümkündür. Bunun için diş hekimine başvurabilirsiniz.

Diş Beyazlatma Nasıl Olur?

Hangi yöntemin tercih edildiğine bağlı olarak diş beyazlatma işleminin nasıl yapıldığı da değişiyor. İşleme bağlı olarak bazı hastalarda sızı ve bazı hastalarda da çok şiddetli ağrı oluşabilir. Hassasiyete de neden olabilen bir işlem olduğunu belirtebiliriz.

Her Diş Beyazlar Mı?

her diş beyazlar mı

Öncelikle dişlerdeki renk değişimlerinin nedeninin ve hastaların diş beyazlatma işleminden beklentilerinin önemli olduğunu belirtmek gerekir. Çoğunlukla dişlerde bu işlem ile beyazlama etkisi elde edilebiliyor. Ancak ağız içerisinde bulunan eski dolgular, kaplamalar olduğunda ya da yaşın ilerlemesinden kaynaklanan ciddi bir renklenme meydana geldiğinde yüksek oranda bir beyazlama etkisi elde edilemeyebilir. Bu konuda diş hekiminizin değerlendirmesinin önemli olduğunu aktaralım. Basit bir inceleme sonrasında ne oranda beyazlama elde edilebileceği konusunda bilgi alabilirsiniz.

Diş Beyazlatma Nasıl Yapılır?

Hangi yöntemle diş beyazlatma işleminin yapıldığına bağlı olarak prosedür de değişebiliyor. Örneğin ofis tipi beyazlatma işlemi diş hekimi tarafından klinik ortamda gerçekleştiriliyor ve yaklaşık 1 saat içerisinde tamamlanan bir işlemdir. Ofis tipi beyazlatma ile dişlerde 3- 4 ton daha beyaz bir görünüm elde edilebiliyor. Renklenmiş olan diş yüzeylerine beyazlatıcı jel sürülerek gerçekleştirilen bir işlemdir.

Home bleaching yani ev tipi diş beyazlatma işlemi ise ofis tipi yönteme nazaran daha uzun süren bir işlemdir. Dişteki renklenme seviyesine bağlı olarak işlemin tamamlanması 5 – 7 gün sürebilir. Diş hekimi tarafından hazırlanan beyazlatma jelleri gün içerisinde 8 saat boyunca ağızlık yardımı ile diş yüzeylerine temas eder ve bu sayede dişlerde beyazlama sağlanır.

Diş Beyazlatma Yöntemleri Birlikte Kullanılabilir Mi?

Elbette diş beyazlatma yöntemlerinin birlikte kullanılması mümkündür. Bu işlemde öncelikle hastanın ihtiyaçlarının belirlenmesi gerekiyor. Aynı zamanda dişlerdeki renklenme düzeyi de belirlenmelidir. Ardından kaç seans uygulama yapılacağı ya da hangi beyazlatma yöntemlerinin kullanılacağı belirlenir. Farklı yöntemlerin dönüşümlü olarak tercih edilmesi ve uygulanması da mümkündür. Her hasta için mutlaka farklı yöntemlerin bir arada kullanılması gerekmez.

Diş Beyazlatmak Mine Tabakasına Zarar Verir Mi?

diş beyazlatmak mine tabakasına zarar verir mi

Halk arasında diş beyazlatma işlemi ile ilgili yanlış bilgiler olabildiğini belirtelim. Bunlardan biri de dişlerin bu işlemden zarar gördüğü şeklindeki inanıştır. Oysa hastaya uygun malzeme ve yöntemlerin kullanılması ve beyazlatma işleminin bir diş hekimi tarafından yapılması durumunda dişlerin zarar görmesi mümkün olmaz. Dişlerin mine tabakası da beyazlatma işleminden hiçbir şekilde zarar görmez. Ancak diş ve diş etleri ile ilgili çeşitli sorunlar yaşayanların öncelikte tedavilerini yaptırmaları gerektiğini de unutmamalısınız.

Piyasada dişlerde anında beyazlatma etkisi gösterdiği iddia edilen çok sayıda ürün bulunuyor. Bu ürünlerin Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı olup olmadığına da dikkat edilmelidir. İlgili bakanlık tarafından onaylı olmayan ürünlerin kullanımı dişlere zarar verebilir. Bu nedenle gelişigüzel yöntemleri uygulamak yerine diş hekiminizle görüşmeniz ve diş hekiminizin önerdiği yöntemleri tercih etmeniz çok daha doğru olacaktır.

Diş Beyazlatması Kimlere Yapılmaz?

Bazı durumlarda diş beyazlatma işleminin yapılması sakıncalı olabiliyor. Kimlere bu işlemin yapılamayacağı sorusunun yanıtını kısa bir liste halinde aktarabiliriz:

  • Diş kökleri açığa çıkmış olanlar
  • Diş eti hastalıkları olanlar
  • Ciddi düzeyde diş hassasiyeti sorunu yaşayanlar
  • Dişlerinde çürük olanlar
  • 15 yaşından küçük olanlar
  • Hamile olanlar
  • Diş minesinin şeffaf özelliğinin çok olduğu kişiler
  • Beyazlatma işlemine yanıt vermeyecek dolgu ya da restorasyonları olanlar

Tüm bunlarla birlikte beyazlatma işleminin ardından ilk iki hafta çay, kahve ve tütün ürünleri kullanımının sakıncalı olduğunu da belirtelim. Çay, kahve ve tütün ürünleri kullanımına ara vermeyecek olanlar için de söz konusu işlemin yapılması önerilmiyor. Çünkü bu durumda dişlerde yeniden renklenmeler ya da lekelenmeler meydana gelecektir.

İlginizi çekebilir –> –> Diş Taşı Temizliği

Diş Beyazlatma Operasyonunun Etkisi Ne Kadar Sürer?

diş beyazlatma etkisi ne kadar sürer

Her hastada diş beyazlatma işleminin etki süresi aynı olmaz. Elbette dişlerin bir defa beyazlatılması durumunda bir daha asla lekelenme ve renklenme olmayacağını düşünmemek gerekiyor. Zaman içerisinde dişlerde yeniden renk değişimleri meydana gelebilir. Ancak ağız ve diş temizliğinin etkin bir şekilde yapılması, çay, kahve ve tütün ürünleri kullanımının sonlandırılması ve diş hekiminin önerilerinin dikkate alınması durumunda dişlerde elde edilen beyazlığın da uzun süre korunması mümkün olabiliyor.

Hangi Tip Diş Beyazlatma Yöntemi Daha Uygundur?

Bu sorunun yanıtı kişiden kişiye değişir. Bazı hastalarda ev tipi diş beyazlatma yöntemi ile gayet başarılı bir netice elde edilebiliyor. Ancak bazı hastalarda renklenme probleminin giderilmesi diğer diş beyazlatma yöntemlerinin uygulanması gerekir. Dolayısıyla hangi yöntemin tercih edileceği konusunda diş hekiminize görüşmelisiniz.

Diş Beyazlatmanın Etkisi Kalıcı Mıdır?

diş beyazlatma etkisi kalıcı mıdır

Uygulanan diş beyazlatma işleminin etkisinin ömür boyunca sürmesi beklenmemelidir. Dişlerde zamanla farklı nedenlere bağlı olarak renklenme meydana gelebilir. Tüketilen gıdalar ya da kullanılan bazı ilaçlar sararmaya, lekelenmelere sebebiyet verebiliyor. Özellikle ağız ve diş temizliğinin ihmal edilmesi ya da çay ve kahve gibi dişlerde renklenmeye yol açabilen içeceklerin sıklıkla tüketilmesi durumunda dişlerin beyazlığını koruması pek mümkün olmaz. Ancak bu gibi durumlarda dişlerde beyazlatma işleminin yeniden yapılması da mümkün olabiliyor. Çok sık uygulanması önerilmiyor olsa da belirli periyotlarla diş beyazlatmanın yapılması ve dişlerde yeniden beyaz bir görünümün elde edilmesi sağlanabilir.

Göz atın –> Diş Fırçalama Teknikleri

Çerkezköy Diş Beyazlatma Uygulayan Yerler

Çerkezköy’de diş beyazlatma işleminin yapılması mümkündür. Bu bölgede yaşayanların söz konusu işlemden faydalanmak için farklı semtlere yönelmesi gerekmez. Konuyla ilgili sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Bilgi sahibi olun –>Diş Çürümesi

12 Ocak 2022 Yazar Trakya.DenT 0 Yorumlar

Diş Taşı Temizliği (Detertraj) Nasıl Yapılır? Acıtır mı?

Diş taşı temizliği çeşitli diş ve diş eti rahatsızlıklarının önlenmesi adına düzenli olarak yaptırılmalıdır. Herkesin yaklaşık olarak 6 ayda 1 diş taşlarının temizlenmesini sağlaması gerekiyor. Bu işlem toplumda ‘tartar temizliği’ gibi isimlerle de anılıyor. Bilindiği gibi tükürük içerisinde de bazı mineraller bulunuyor. Bu mineraller ve aynı zamanda dişlerin yüzey bölümünde biriken plaklar zaman içerisinde diş taşlarının oluşmasına yol açar. Diş taşı ise hem dişe hem de diş etlerine zarar verir. Hatta ciddiye alınmaması durumunda diş kayıpları gibi bir sonuç bile doğabilir.

Ağız ve diş sağlığının korunması için mutlaka düzenli olarak diş taşı temizliği işleminin yapılmasına ihtiyaç vardır. Bu işlemin hijyenik ve sağlıklı bir ağız için en önemli müdahalelerden biri olduğunu belirtmeliyiz. Diş taşının temizliğinin ardından nelere dikkat edilmesi gerektiği ya da bu işlemin acı verip vermediği gibi konulara değinmeden önce nasıl yapıldığı konusunu ele alalım.

Diş Taşı Temizliği Nasıl Yapılır?

Diş taşı olarak adlandırılan madde bakteri plaklarının zaman içerisinde sertleşmesi ile ortaya çıkar. Dişlerin düzenli olarak fırçalanması durumunda diş taşı temizliği işlemine gerek olmadığı düşünülmemelidir. Çünkü oluşan diş taşlarının diş fırçası ile temizlenmesi mümkün olmaz. Her ne kadar diş taşlarının oluşumunu önlemek adına dişlerin düzenli olarak fırçalanması gerekiyor olsa da kimi zaman bu işlem tartar oluşumunu engelleyemiyor. Bu durumda da devreye diş hekimi tarafından gerçekleştirilen diş taşı temizliği işlemi giriyor.

Bu işlemde diş hekimleri tarafından özel olarak tasarlanan tıbbi aletler ve ultrasonik cihazlar kullanılıyor. Diş yüzeyindeki taşların temizlenmesinin ardından dişlerde hem daha beyaz hem de daha parlak bir görünüm elde ediliyor. Söz konusu işlemin ne kadar süreceği ise diş taşlarının yoğunluğuna bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Ancak çoğunlukla 15 dakika ile 20 dakika içerisinde tamamlanan bir işlem olduğunu söyleyebiliriz. Diş taşlarının az oranda bulunması halinde söz konusu işlem sadece 10 dakika gibi kısa bir süre içerisinde de tamamlanabiliyor.

Diş Taşı Nasıl Anlaşılır?

Hastalar diş taşlarını genellikle sarı lekelenmeler meydana geldiğinde anlayabiliyor. Kimi zaman dişin rengine de bağlı olarak diş taşlarının hasta tarafından fark edilmesi mümkün olmayabilir. Diş hekimleri basit bir muayene ile diş taşlarının mevcut olup olmadığını belirleyebiliyor. Ardından diş taşı temizliği işlemine geçiliyor. Diş yüzeyinde küçük lekeler şeklinde kendini belli eden diş taşları kimi zaman beyaza yakın bir renkte de olabilir.

Diş Taşı Temizliği Can Acıtır Mı?

diş taşı temizliği can acıtır mı

Elbette diş taşı temizliği acı veren bir işlem değildir. Çoğunlukla anestezi işlemine gerek duyulmadan bu işlemin yapılması mümkün olabiliyor. Bu durumda hastalar sadece hafif bir sızlama hissedebilir. Ancak diş taşlarının ileri boyutlarda olması durumunda zaten devreye anestezi işlemi giriyor. Bu durumda da hastanın acı hissetmesi mümkün olmuyor. Sonuç olarak diş taşlarının temizlenmesiyle ilgili acı veren bir işlem olduğu kaygısına kapılmamak gerekir. Kısa sürede tamamlanan basit bir işlemdir ve sanıldığı gibi ciddi acıya, ağrıya yol açmaz.

Diş Taşı Temizliği Sonrası Nelere Dikkat Edilir?

Öncelikle diş taşı temizliği sonrasında diş etlerinde hafif bir hassasiyet hissedilebilir. Bu durumun normal olduğunu ve birkaç gün içerisinde kendiliğinden ortadan kalkacağını belirtelim. Bazı dişlerde de hafif düzeyde olmak kaydıyla hassasiyet hissedilebilir. Birkaç gün boyunca soğuk ve sıcak içeceklerden uzak durmakta fayda olacaktır. Çünkü sıcak ve soğuk gıdalar dişlerde sızıya yol açabilir.

Hastalar diş taşı temizliği yaptırdıktan sonra birkaç günlük süre boyunca kürdan kullanmamalıdır. Bu süre zarfında dişlerde renklenmeye yol açabilen yiyecek ve içeceklerden uzak durmak da gerekiyor. Nelerden uzak durulması gerektiği konusunda şu örnekleri verebiliriz:

  • Tütün ürünleri
  • Çay
  • Kahve
  • Gıda boyası içeren yiyecek ve içecekler
  • Asitli içecekler

Diş taşlarının temizlenmesinin ardından ağız ve diş temizliğinin düzenli olarak yapılmasına devam edilmelidir. Sadece ilk gün diş ipi kullanımı önerilmez. Sonraki günlerde diş fırçası ve diş ipi kullanmaya devam edebilirsiniz.

Diş Taşlarını Temizletmek Neden Önemlidir?

Diş ve diş eti sağlığını korunmak için diş taşı temizliği işleminin yapılması gerekiyor. Sadece bu unsur bile diş taşı temizliğinin önemini net bir şekilde ortaya koyacaktır. Diş kayıplarını, diş eti çekilmesini, diş eti iltihaplanmasını ve diş çürüklerini önleyebilmek için mutlaka diş taşlarının diş yüzeylerinden arındırılması gerekiyor.

Diş Taşlarını Temizletmek Dişlere Zarar Verir Mi?

diş taşı temizlemek dişlere zarar verir mi

Halk arasında diş taşı temizliği ile ilgili yanlış düşünceler olabiliyor. Bunlardan biri de dişlere zarar verdiği inanışıdır. Elbette böyle bir durum asla söz konusu olmaz. Diş hekimi tarafından gerçekleştirilen diş taşı temizliğinin dişlere ya da diş etlerine herhangi bir zararı olmaz. Aksine diş taşlarının temizlenmemesi ciddi sorunlara yol açabilir. Öncelikle diş taşlarının diş eti çekilmesi gibi problemlere de neden olduğunu unutmamak gerekiyor. Dolayısıyla mutlaka diş taşlarının doğru tekniklerle temizlenmesi ve dişlerden arındırılması gerekir.

Diş Taşlarının Hastalıklara Etkisi Nedir?

diş taşı hastalıkları

Neden diş taşı temizliği yapılmalıdır sorusunun da yanıtı olan bu hususları kısaca şu şekilde sıralayabiliriz:

Diş Eti Hastalıkları

Diş taşları genellikle dişlerin diş etleri ile buluştuğu yerde meydana geliyor. Bu bölge ağız içerisinde biriken bakterilerin yaşaması için de oldukça ideal koşullara sahiptir. Dolayısıyla diş taşları diş etlerinde enflamasyona yol açabiliyor. Bu gibi durumlarda ise ilk belirti genellikle diş etlerinde kanama oluyor. Diş eti hastalıklarının ciddi boyutlara ulaşabileceğini unutmamalısınız. Bu durum diş kayıplarıyla da sonuçlanabilir.

İlginizi çekebilir –> Diş Muayenesi Nedir

Diş Eti Kanaması

Diş etlerinde kanamaya neden olan unsurların başında diş taşları geliyor. Hatta kanamanın diş eti problemlerinin başlangıç belirtisi olduğunu da belirtelim. Özellikle sadece dişlerin fırçalanması sırasında meydana gelen diş eti kanaması çoğunlukla hastalar tarafından dikkate alınmaz. Oysa böyle durumlarda bir an önce diş hekimine başvurulmalıdır. Kimi zaman diş etlerindeki kanama diş fırçalaması işlemi olmadan da meydana gelebilir.

Ağız Kokusu

Diş taşları ağız kokusuna da neden olabiliyor. Yanlış ağız bakımı, ağız temizliğinin ihmal edilmesi gibi nedenlerle de ortaya çıkabilen kötü ağız kokusu, diş etlerinde meydana gelen iltihaplanmadan da kaynaklanabiliyor.

Diş Eti Çekilmesi

Diş taşlarından kaynaklanan iltihaplanmalar zamanla diş etlerinde de çekilme olmasına yol açar. Bu durum vücudun bir reaksiyonudur çünkü diş etleri bu bölgeden uzaklaşır ve yukarı yönlü olarak çekilmeye başlar. Diş eti çekilmesinin tedavisinin bir hayli zor olduğunu da belirtmeliyiz. Tedavi edilmemesi halinde ise diş kayıplarına sebebiyet verebilir.

Diş Kaybı

Diş taşlarının yol açabileceği olumsuz tablolardan biri de diş kayıplarıdır. Diş kayıpları ise genellikle diş etlerinin diş taşları nedeniyle çekilmesinden kaynaklanır. Zaman içerisinde dişlerde sallanma meydana gelir ve diş yerinden çıkar. Bu durumun kimi zaman telafi edilemeyeceğinin altını çizmek gerekir.

Göz atın –> Dijital Gülüş Tasarımı

Çerkezköy Diş Taşı Temizliği Yapan Yerler Neresidir?

Çerkezköy bölgesinde diş taşı temizliği yapılmasını sağlayabileceğiniz klinikler mevcuttur. Tekirdağ’da bu bölgede yaşayanların diş muayenesi ya da bu işlem için farklı bir semte gitmesine gerek olmaz. Diş taşı temizliğiyle ilgili sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Bilgi sahibi olun –> Diş Çürümesi

11 Ocak 2022 Yazar Trakya.DenT 0 Yorumlar

Zirkonyum Diş Kaplama Nedir? Fiyatları Ne Kadardır?

Zirkonyum diş fiyatları bu tedaviden faydalanmak isteyenlerin sıklıkla gündeminde bulunuyor. Zirkonyum diş kaplama yöntemi çeşitli açılardan avantajlı bir teknik olmasıyla ön plana çıkıyor. Özellikle metal destekli olmaması, metale karşı vücudu alerjik reaksiyon gösterenler için bu yöntemi oldukça cazip kılabiliyor. Gayet kullanışlı bir diş kaplama yöntemi olan zirkonyum kaplama tedavisinin ne gibi avantajlar sunduğunu çok daha detaylı bir şekilde ele alacağız. Aynı zamanda tedavi fiyatlarını etkileyen hususlara da değineceğiz. Ancak öncesinde bu tedavinin ne kadar sürdüğü konusunu inceleyelim.

Zirkonyum Kaplama Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Elbette zirkonyum diş fiyatları kadar merak edilen bir diğer husus da bu tedavinin süresi oluyor. Diş tedavilerine uzun süre zaman ayırmak istemeyenler ya da yoğun bir çalışma hayatına sahip olanlar için tedavi süresi konusunun daha fazla önem taşıdığını söyleyebiliriz. Zirkonyum diş kaplama işleminin çok uzun sürede tamamlandığı düşünülse de bu bilgi doğru değildir. Gayet kısa bir zaman dilimi içerisinde tedavi tamamlanır ve hastalar tedavi sonrasında günlük hayatlarına, iş yaşamlarına geri dönebilir.

Ancak burada önemli bir unsurun altını çizmek gerekiyor. Zirkonyum diş kaplama işlemine başlanmadan önce hastanın genel bir muayeneden geçirilmesi lazım… Diş çürükleri ya da daha farklı sağlık sorunlarının olup olmadığının belirlenmesine ihtiyaç olur. Şayet ağız ve diş sağlığı ile alakalı bazı sorunlar mevcutsa öncelikle bunların giderilmesi gerekir. Bu durumda tahmin edilebileceği gibi diş tedavilerine ayrılması gereken süre daha uzun olacaktır. Zirkonyum diş kaplama işlemi ise yaklaşık olarak 7 gün ile 10 günde tamamlanıyor. Bazı hastalarda tedavi süresinin çok daha kısa olabileceğini belirtebiliriz. Sonuç olarak bu işlemden faydalanmak isteyenlerin sosyal yaşantısına ya da iş hayatına uzun bir ara vermesi gerekmiyor. Zira tedaviye başlamadan önce diş hekiminiz toplam tedavi süresine dair tahmini bir bilgi iletecektir.

Zirkonyum Diş Kaplamanın Avantajları Nelerdir?

zirkonyum diş avantajları

Zirkonyum diş kaplama yönteminin sağladığı avantajlar çok sayıda kişinin tercihini bu yöntemden yana kullanmasını beraberinde getiriyor. Metal destekli olan kaplamalar her ne kadar sağlam bir yapıya sahip olsa da ışık geçirgenliği yoktur. Zirkonyum diş kaplama tercih edildiğinde ise böyle bir problemin yaşanmadığını belirtebiliriz.

Nedeni ise ışık geçirgenliğinin gayet yüksek olmasıdır. Diş etlerine olumsuz bir yansıma yapmayan bu diş kaplama yöntemi beyaz ve bir o kadar da doğal bir diş görünümü elde etmeyi sağlıyor. Aynı zamanda ışık geçirgenliğinin yüksek olmasından kaynaklı bir diğer avantajdan da söz edelim. Bu avantaj da diş kaplamaların zaman içerisinde mat bir görünüm kazanmıyor olmasıdır. Doğal ve estetik açıdan da yüz güldüren bir sonuç sunuyor olması bu yöntemin en önemli avantajlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Diş kaplama tekniklerinden faydalanmak isteyen ancak doğal görünümden uzaklaşmaya sıcak bakmayanlar için zirkonyum diş kaplama en ideal seçeneklerden biridir.

Zirkonyum Diş Kaplama Fiyatları Neye Göre Değişir?

Diş kaplama yöntemlerinden faydalanmak isteyenler zirkonyum diş fiyatları konusunda bir araştırma yapıyor ve karşılarına farklı fiyatlar çıkabiliyor. Bu durumda fiyatların neden bu denli değişkenlik gösterdiği merak ediliyor. Fiyatlar üzerinde etkili olan unsurlara şu örnekleri verebiliriz:

  • Diş hekiminin kullandığı malzemeler
  • İşlem sırasında kullanılan malzemelerin kalite düzeyi
  • Hangi cihazların kullanıldığı
  • Tercih edilen diş hekiminin deneyimi
  • Kaplama yapılacak olan dişler ve dişlerin sayısı
  • Tercih edilen laboratuarın kalitesi

Bu unsurların tümü bir arada değerlendirildiğinden farklı fiyatlarla karşılaşmak da gayet doğal bir sonuç oluyor. Bu noktada döviz kurlarından da söz etmeliyiz. Çünkü döviz kurlarındaki değişimler de pek çok diş tedavisinin fiyatına yansır. Kullanılan malzemelerin büyük bölümü yurt dışından ithal ediliyor. İşte bu noktada devreye döviz kurlarındaki değişimler ve söz konusu değişimlerin de tedavi fiyatlarına yansıması giriyor.

Öncelikle muayene olmanız ve ihtiyaçlarınızın belirlenmesi, sonrasında maliyet hesaplaması yapılması çok daha doğru olacaktır. Zira ağız ve diş sağlığı ile ilgili tedavilerde, başarılı bir sonuç elde edilmesi, fiyattan çok daha önemli bir unsurdur. Genel olarak fiyatların çok yüksek olduğu düşünülebiliyor. Oysa günümüzde diş kaplama yöntemleri için çok yüksek rakamlardan oluşan bir bütçe ayırmak gerekmiyor. Makul bir bütçe ayrılması yeterli olabilir. Böylelikle estetik açıdan da çok daha güzel ve doğal bir diş görünümü elde edilebilir.

Zirkonyum Diş Kaplama Zararlı Mıdır?

Uzun süredir diş kaplama yöntemleri ile ilgili halk arasında yanlış inanışlarla karşılaşabiliyoruz. Bu konu da en az zirkonyum diş fiyatları kadar önem taşıyor. Diş kaplama yöntemlerinin dişe zarar verdiği hatta çene kemiğine zarar verdiği gibi düşüncelerin doğru olmadığının altını çizelim. Doğru şekilde uygulanan diş kaplama yöntemlerinin ağız içi dokulara, dişlere, diş etlerine ya da çene kemiğine hiçbir zararı olmaz. Zararın aksine diş kaplama teknikleri diş sağlığı üzerinde olumlu etkilerde bulunabiliyor. Dolayısıyla bu işlemden faydalanmak isteyenlerin zirkonyum diş kaplama tekniğini doğru şekilde değerlendirmesi gerekiyor.

Zirkonyum diş kaplamada kullanılan maddenin diş etleri ile uyumu mükemmeldir. Diş etlerinde renk değişimine yol açmaz ve diş etlerine farklı açılardan da herhangi bir zarar vermez. Bununla birlikte bu kaplamaların diş etlerinde çekilmeye neden olduğu gibi bilgiler de kesinlikle doğru değildir. Zirkonyum kaplamalar sıcağa ve soğuğa karşı yüksek mukavemet özelliğine sahiptir. Bu sayede tedavi sonrasında hastanın beslenmesinde de hiçbir sıkıntı yaşanmaz. Eğer bu diş kaplama yöntemi hakkında endişeleriniz varsa diş hekiminizle mutlaka görüşün. Böylelikle çok daha doğru bilgilere ulaşmış olursunuz.

Zirkonyum Kaplama Nerelerde Kullanılır?

zirkonyum kağlama nerelerde kullanılır

En az zirkonyum diş fiyatları kadar merak edilen konulardan biri de bu işlemin nerelerde kullanıldığıdır. Zirkonyum diş kaplamanın oldukça geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu belirtebiliriz. Bu soruya kısa bir liste ile yanıt verebiliriz:

  • Dişlerde ciddi oranda renk değişimi olması
  • Çeşitli nedenlerle ortodontik tedavinin tercih edilememesi
  • Ayrık, dönük ya da çapraşık diş yapısı
  • Eski dolguların yapısında ya da renginde bozuk olması
  • Arka grup dişlerde kaplama ya da köprüye ihtiyaç duyulması
  • Ön grup implant üstü proteze ihtiyaç duyulması
  • Gülüş estetiği işlemi
  • Doğal ve beyaz bir diş görünümü elde edilmek istenmesi

İlginizi çekebilir –> Empress Kuronlar

Çerkezköy Zirkonyum Diş Fiyatları Nedir?

Çerkezköy bölgesinde de zirkonyum diş kaplama tedavisinden faydalanılabilir. Fiyatlar konusunda net bir bilgi veremeyiz. Ancak uygun fiyatlarla zirkonyum diş kaplama tedavisinden faydalanabileceğinizi belirtelim.

Göz atın –> Inlay Onlay Dolgu

Tek Diş Kaplama Fiyatı Ne Kadar?

Tek bir diş için gerçekleştirilecek olan zirkonyum diş fiyatları konusunda fiyat belirtmemiz yanıltıcı olabilir. Öncelikle diş hekiminizden randevu talep etmeniz ve genel bir muayeneden geçmeniz daha doğru olacaktır. Hangi dişe kaplama yapılacağı gibi unsurlara bağlı olarak fiyat değişebilir. Konuyla ilgili sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Bilgi sahibi olun –> İmplant Fiyatları

11 Ocak 2022 Yazar Trakya.DenT 0 Yorumlar

Protez Diş Nedir? Nasıl Yapılır? Çeşitleri Nelerdir?

Protez diş çeşitli nedenlerle diş kaybı meydana geldiğinde tercih edilen uygulamalardan biridir. Diş çürükleri gibi çeşitli problemler meydana geldiğinde öncelikle dişin kurtarılmasına yönelik tedaviler uygulanır. Bu tedavilerden her zaman başarılı neticeler elde edilemeyebiliyor. Diş kaybının meydana gelmesi halinde ise eksik dişlerin tamamlanması için farklı tedavi seçenekleri devreye giriyor. Bu yöntemlerden biri de protez dişlerdir.

 

Protez Diş Nasıl Yapılır?

Hastanın ağız ölçülerine uygun olarak hazırlanan protez diş yapımında akrilik malzeme ya da porselen malzeme kullanılıyor. Ancak bu dişlerin hazırlanma aşamasından önce hastanın detaylı bir muayeneden geçmesine ihtiyaç olur. Ağız içerisinde kırık diş kökleri, sivri kemik çıkıntıları olup olmadığı kontrol edilirken aynı zamanda diş etleri ve damak da incelenir. Herhangi bir sorun bulunmuyor olması durumunda ise ölçü alınması aşamasına geçilir.

Hem alt hem de üst çeneden ölçüler alınır. Bununla birlikte alt ve üst çenenin ilişkisi de değerlendirilir. Ölçü alınması aşamasının kısa sürede tamamlandığını, hastaya herhangi bir rahatsızlık vermediğini ve tamamen ağrısız olarak gerçekleştiğini belirtelim. Alınan bu ölçü modele aktarılıyor ve böylelikle protez dişlerin kopyasının hazırlanması da sağlanmış oluyor. Protez dişler üzerinde orta hat ve gülümseme çizgisi gibi bazı düzenlemeler yapıldıktan sonra kullanıma hazır hale gelmesi sağlanıyor. Bu çalışmalar sırasında diş rengi de hastaya uygun olacak şekilde belirleniyor. Çok kısa süreli bir uyum provasının yapılarak protez dişlerin hastaya herhangi bir rahatsızlık verip vermediğinin belirlenmesi sağlanıyor. Hastayı rahatsız eden bir alan varsa düzeltiliyor.

Günümüzde protez diş çeşitlerinin hazırlanma süresinin çok daha kısa olduğunu söyleyebiliriz. Eskiden olduğu gibi alınan ölçüler doğrultusunda bu dişlerin kullanıma hazır hale gelmesi için uzun zaman beklemek gerekmiyor. Dolayısıyla hastaların eksik diş sorunundan çok kısa bir süre içerisinde kurtulmaları da mümkün olabiliyor.

Protez Diş Çeşitleri Nelerdir?

protez diş çeşitleri

Artık protez diş çeşitleri hastalara daha fazla sayıda seçenek sunabiliyor. Hastaların ağız yapısından çene yapılarına ya da protez dişlerden beklentilerine kadar pek çok unsura bağlı olarak seçenekler arasından seçim yapmak mümkün hale geldi. Sıklıkla kullanılan protez dişleri ise sabit, hareketli ve implant üstü olmak üzere 3 farklı grupta toplamak mümkün olabiliyor.

Sabit Protez Diş

Ağız içerisinde sabitlenen protez diş çeşitleri bu kategoride yer alıyor. Bu dişler takılıp çıkarılabilme özelliği taşımıyor. Çok sayıda eksik dişin olması durumunda tercih edilebilir. Aynı zamanda ağız içerisinde sadece tek bir dişin eksik olması durumunda da bu protez çeşidinin kullanılabileceğini belirtelim. Bunlara örnek olarak; Porselenler, zirkonyum, e-max, lamina

Hareketli Protez Diş

Bir diğer grup da hareketli protez diş adını taşıyor. Toplumda bu ürünler takma diş olarak da biliniyor. Bu protez dişlerin takılıp çıkarılması mümkündür ve aynı zamanda kullanım sırasında mutlaka düzenli olarak temizlenmelidir. Diş kaybı problemini ortadan kaldıran ve yaygın bir şekilde tercih edilen protez dişler olduğunu da belirtelim. Estetik açıdan son derece başarılı bir görünüm sunan hareketli protez dişlerin kendi içerisinde 4’e ayrıldığını da söyleyebiliriz.

Total Protezler

Bu protez dişlerin ağızda doğal diş kalmaması durumunda uygulandığını belirtelim. Protez dişler alt ve üst çenedeki kemik dokusundan destek alıyor. Özellikle yaşın ilerlemesi ve tüm dişlerin kaybedilmesi durumunda tercih edilen bir çeşittir.

Parsiyel Protezler

Parsiyel olarak adlandırılan protez dişlerin ise bazı doğal dişlerin mevcut olması ve bazılarının da kaybedilmesi durumunda tercih edildiğini söyleyebiliriz. Tek parça dökümden üretilebildiği gibi akrilik malzemeden de üretilebiliyor. Bu protez dişler de takılıp çıkarılabilme özelliğine sahiptir. Kroşe teller ile ana dişlere tutunan protez dişlerin estetik kaygılarla çok fazla tercih edildiğini söyleyemeyiz.

İmmediat Protezler

Kimi zaman mevcut doğal dişlerin tamamının çekilmesi gerekiyor ve hastanın tamamen dişsiz kalmak istemesi halinde de immediat protezler kullanılıyor. Dişlerin çekilmesinin ardından hemen takılan bu protez dişlerin geçici olarak kullanıldığını da söyleyebiliriz. Asıl protezlerin hazırlanmasına kadar kullanılıyor olsa da gayet konforlu bir kullanım imkanı sunuyor.

Diş Üstü Protezler

Diş üstü protezler ise ağız içerisinde birkaç diş olduğunda ya da kök bulunduğunda tercih edilebiliyor. Bu durumda protez dişlerin doğal dişlere yahut diş köklerine tutunması mümkün olabiliyor.

İmplant Üstü Protezler

İmplant üstü protezlerin sabit olarak hazırlanması mümkündür ve aynı zamanda hareketli olarak hazırlanabilirler. Hareketli olan implant üstü protezler ağız içerisinde diş olmadığında tercih ediliyor. Total protezlere benzeyen bir mekanizmaya sahip olduklarını da söyleyebiliriz.

Protez Diş Fiyatları 2021 Ne Kadar?

Çoğu zaman protez diş fiyatlarının her zaman sabit olduğu düşünülüyor. Ancak fiyatların pek çok farklı unsura bağlı olarak değişebileceğini belirtmeliyiz. Kullanılan malzemenin kalitesinden diş hekiminin deneyimine kadar çeşitli faktörler, bu dişlerin fiyatlarının değişmesini de beraberinde getiriyor. Aynı zamanda hangi protez dişlerin tercih edildiğinin de fiyatta belirleyici olabildiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla net bir fiyat bilgisi iletmek doğru olmayacaktır.

Protez Dişin Avantajları Nelerdir?

Eksik diş problemi estetik açıdan sıkıntılı bir görünüm sergilemeye yol açıyor. Bununla birlikte beslenme ve konuşma ile ilgili çeşitli sorunlara da neden olabildiğini söyleyebiliriz. İşte bu nedenle eksik diş sorununa çözüm sunan protez diş uygulamalarına sıklıkla ihtiyaç duyuluyor. Protez dişin avantajlarını ise şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Eksik diş görünümünden kaynaklanan sıkıntıları ortadan kaldırıyor
  • Hastaların güvenle gülümsemesini ve konuşmasını sağlıyor
  • Dişlerin tamamının ya da büyük bölümünün kaybedilmesi durumunda konuşma ve çiğneme gibi temel ihtiyaçların karşılanmasıyla ilgili sıkıntıları ortadan kaldırıyor
  • Sağlam bir yapıya sahip olmaları nedeniyle doğal dişler gibi sorunsuz bir şekilde kullanılabilirler
  • Bakımı ve temizliği ihmal edilmezse çok uzun yıllar herhangi bir sorun yaşanmadan kullanılabilirler
  • Kısa bir alışma sürecinin ardından rahatlıkla konforlu bir şekilde kullanılabilirler
  • Ölçü alındıktan sonra kısa zamanda hazırlanan protez dişlerin kullanımı için uzun süre beklemeye gerek olmaz
  • Tamamen doğal bir görünüm sergilediklerinden çoğu zaman dışarıdan bakıldığında dişlerin protez olduğu anlaşılamaz

Göz atın –> Empress Kuron

Protez Diş Temizliği Nasıl Yapılır?

protez diş temizliği

Elbette tıpkı doğal dişler gibi protez diş çeşitleri de düzenli olarak temizlenmelidir. Hareketli protez dişlerin yemeklerden sonra çıkarılması ve temizliğinin yapılması çok büyük bir önem taşıyor. Her beslenme sonrasında sabit protez dişlerin de temizlenmesi gerekir. Günümüzde piyasada protez dişlerin temizliğinde kullanılması için hazırlanan özel temizlik ürünleri de bulunuyor. Bu ürünler de tercih edilebilir ve böylelikle protez dişlerin temizliğinin en kolay şekilde yapılması sağlanabilir. Bu konuda önemli bir unsura vurgu yapalım. Doğal dişlerin temizliğinde kullanılan diş fırçaları ve diş macunları protez dişlerin temizliğinin yapılması için uygun malzemeler değildir. Bu ürünler protez dişlere zarar verebiliyor. Hareketli protez dişler sıvı el sabunu ve yumuşak bir fırça yardımı ile temizlenmelidirler.

Göz atın –> Ortodonti Tedavisi

Protez Diş Fiyatları Nedir?

Çerkezköy’de protez diş tedavisinden faydalanabilirsiniz. Fakat fiyat konusunda net bir bilgi veremeyiz. Fiyatların bu bölgede de makul rakamlardan oluştuğunu belirtebiliriz. Protez dişle ilgili sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Bilgi sahibi olun –> Porselen Diş Nedir

11 Ocak 2022 Yazar Trakya.DenT 0 Yorumlar

All On Four Tekniği Nedir? Nasıl Uygulanır?

All on four tekniği uzun yıllardır tercih edilen yöntemlerden biridir. Hastada aşırı oranda kemik kaybının olması durumunda kullanılacak protezin sabitlenmesi için bu tekniğe başvuruluyor. Zira kemik kaybının belirli bir düzeyin üzerinde olması halinde protez dişlerin kullanımı sıkıntıya giriyor. Ancak bu teknik sayesinde artık kemik kaybı da protez dişlerin kullanımına engel değil. Çünkü uygulanan tedavi kapsamında 4 implant ile protezin sabitlenmesi mümkün hale geliyor. Böylece tedaviden gayet başarılı bir sonuç elde edilebildiğini söyleyebiliriz.

Söz konusu tekniğin uygulanması, hastanın konuşma, ısırma ya da çiğneme fonksiyonlarında sıkıntı yaşamasına da neden olmaz. Protez dişlerin son derece konforlu bir şekilde kullanılabilmesine olanak tanıdığını söyleyebiliriz. Bu tedavinin avantajlarına ya da kimlerin bu teknikten faydalanabildiği gibi konulara da değineceğiz. Öncelikle nasıl uygulandığı konusunu hep birlikte irdeleyelim.

All On Four Tedavisi Nasıl Gerçekleştirilir?

Bu işlemden faydalanmak isteyenler all on four tekniği nasıl yapılıyor sorusunun yanıtını da merak ediyor. Bu tedaviye başlanmadan önce hastanın klinik muayeneden geçmesi gerekir. Hatta çoğu zaman diş çekimi işleminin de yapılmasına ihtiyaç olabildiğini belirtelim. Sonrasında ise implantların yerleştirilmesi sağlanır. Hastadan işlem başlanmadan önce ölçü alınır ve bu ölçüler doğrultusunda protezler de hazırlanır. İmplantların yerleştirilmesinin ardından geçici olarak kullanılacak olan protezlerin yerleştirilmesi aşamasına geçilir. Geçici protezler sabitlenir ve kalıcı protezler takılana kadar geçici olan protezlerin sorunsuz bir şekilde kullanılması sağlanır.

Kalıcı olan protezler hazır olduğunda ise geçici olanlar çıkarılır ve kalıcı protezlerin yerleştirilmesi sağlanır. Bu arada all on four tekniği tedavisi kapsamında kullanılan implantlar, titanyum materyalden hazırlanır. Vücut ile uyumlu olan bu materyal dayanıklı bir yapıya sahiptir ve ağız içi dokular ile biyo uyumluluğu da mükemmeldir.

Hiçbir diş bulunmayan alt ya da üst çenede diş kaybı sorununun ortadan kaldırılması için 6 ya da 8 implant kullanılmasına ihtiyaç olur. Fakat bu teknik kullanıldığında sadece 4 adet implant kullanılması yeterli olabiliyor. Sadece hastanın çene yapısına bağlı olarak kimi zaman 6 adet implant kullanılması (All on six) gerekiyor. Elbette implantların yerleştirilebilmesi için kemik kalınlığının da belirli düzeyde olması gerekiyor. Bu durumda ön kısma 2 ve arka kısma da 2 adet implant konur. Söz konusu işleme başlanmadan önce anestezi uygulaması yapılıyor. Bu sayede hastanın implantların yerleştirilmesi gibi aşamalarda herhangi bir acı yahut ağrı hissetmesi de mümkün olmuyor. Sonuç olarak all on four tekniği ile gerçekleştirilen tedavinin hastalar bakımından rahat bir süreç eşliğinde tamamlandığını söyleyebiliriz.

All On Four Tedavisinin Avantajları Nelerdir?

all on four uygulaması avantajları

Son yıllarda all on four tekniği çok daha yaygın bir şekilde tercih edilmeye başlandı. Bu nedenle söz konusu tekniğin avantajlarının neler olduğu da merak ediliyor. Bu sorunun yanıtını kısa bir liste halinde aktarabiliriz:

  • Bu tekniğin başarı oranı oldukça yüksektir
  • Kemik kaybını ciddi oranda önlemeye yardımcı olan bir tedavidir
  • Tedavi süresi kısadır
  • İyileşme süreci hastaları zorlamaz ve kısa zamanda iyileşme tamamlanır
  • İmplantın yapıldığı gün geçici protezler takıldığından hastalar konuşma ya da beslenme konusunda sorun yaşamaz
  • Tedavinin ardından konuşma ve çiğneme eylemlerinde belirgin bir düzelme sağlanır
  • Hareketli protez kullanımıyla ilgili sorunlar bu yöntemde yaşanmaz
  • Estetik açıdan doğal ve güzel bir görünüm sergiler
  • Bu tedavide kullanılan implant sayısı azdır
  • Konuşma, gülme ya da yemek yeme sırasında protezlerin kontrolsüzce çıkması endişesi yaşatmaz

All On Four İmplant Tekniği Kimlere Uygulanabilir?

Kimlerin all on four tekniği yönteminden faydalanabileceği de sıklıkla merak edilen hususlar arasında bulunuyor. Hastaların tüm dişlerini kaybetmiş olması, bu tekniğin uygulanamayacağı anlamına gelmez. Hiç doğal dişi bulunmayan hastalar için de rahatlıkla bu yöntem tercih edilebilir.

Kimi zaman alt ve üst çenenin arka bölümünde kemik kaybı meydana gelebiliyor. Bu durumda all on four tekniği tercih edilebilir. Kemik kaybının yüksek oranda olması, söz konusu yöntemin uygulanamayacağı anlamına gelmez.

Hastaların hemen protez dişleri kullanmaya başlaması da önem taşıyor. Bu sayede söz konusu teknik uygulandığında hastalar beslenme ya da konuşma gibi eylemlerde herhangi bir sorun yaşamıyor. Bu konuda önemli bir detaydan da söz edelim. Şayet hastada diş eti rahatsızlığı gibi bazı sorunlar mevcutsa bu teknik uygulanmadan önce bu sorunların giderilmesi gerekiyor. Sonrasında ise bu tekniğin uygulanması mümkün olabilir. Yapılan basit bir muayene ile hastaların faydalanması gereken tedaviler hakkında diş hekiminden bilgi alabilirsiniz.

İlginizi çekebilir –> Box Teknik

All On Four İşlemi Sonrası Beslenmem Nasıl Olacak?

all on four uygulamasından sonra beslenme

Elbette all on four tekniği sonrasında beslenmeye dair sorun yaşanıp yaşanmayacağı da merak edilen bir diğer husus olarak karşımıza çıkıyor. Öncelikle beslenme konusunda herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını belirtmeliyiz. Hastaların bu konuda endişe duymalarına gerek yok. Daha önce de değindiğimiz gibi bu işlem sırasında titanyum malzemeden üretilen implantlar yerleştiriliyor. Ardından geçici olarak kullanılacak olan protezler de bu implantların üzerine sabitleniyor. Dolayısıyla hastalar geçici protezleri rahatlıkla kullanabiliyor.

Konuşma, ısırma, çiğneme gibi dişin doğal fonksiyonları noktasında herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Sadece diş hekiminiz tarafından bir diyet uygulamanız istenecek. Bu sadece 3 aylık süreçte uygulanması gereken ya da dikkat edilmesi gereken hususlardır. Bu diyet kapsamında çok sert olan yiyeceklerin ısırılmaması, kabuklu kuruyemişlerin dişlerle kırılmaması gibi hususlara dikkat edilmesi gerekiyor. Hastaya kalıcı olarak kullanılacak olan protezlerin takılmasının ardından beslenme noktasında da tüm kurallar kalkıyor. Bir anlamda uygulanması gereken diyetin sanıldığı gibi sadece sıvı gıdaları tüketmek üzerine olmadığını söyleyebiliriz. Hastaları çok zorlayan bir diyet programı değildir. Dolayısıyla işlem sonrası beslenme konusunda herhangi bir endişe yaşanmasına gerek bulunmuyor.

Göz atın –> Inlay Onlay Dolgu

All On Four Fiyatları 2021 Ne Kadar?

Sunduğu avantajlar nedeniyle ön plana çıkan all on four tekniği fiyatları da merak edilen hususlar arasında yer alıyor. Fakat tahmin edebileceğiniz gibi fiyat konusunda sizlere net bir rakam veremeyiz. Zira her hastada fiyatların aynı rakamlardan oluşması beklenemez. Kimi zaman bu yöntem uygulanmadan önce hastaya diş çekimi işleminin yapılması gerekebiliyor. Kimi zaman da diş eti rahatsızlıkları tespit edilebiliyor ve bu durumda da diş eti hastalıklarının tedavi edilmesi gerekiyor. Elbette bu gibi durumlarda toplam fiyatta bir değişiklik olabiliyor.

Diş hekiminin deneyimi ya da tedavi sırasında kullanılan malzemeler ve bu malzemelerin kalitesi de söz konusu tedavinin fiyatlarını etkiliyor. Dolayısıyla net bir fiyattan söz etmek bu tedaviden faydalanmak isteyenler için yanıltıcı olabilir. Konuyla ilgili sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz

Bilgi sahibi olun –> Fiber Post Uygulaması

11 Ocak 2022 Yazar Trakya.DenT 0 Yorumlar

Sedasyon Anestezi Nasıl Uygulanır? Etkisi Ne Kadar?

Sedasyon anestezi türlerinden biridir. Vücuda damar yolu ile ilaç verilmesi ve hastanın kontrollü olarak bir anlamda uyku haline geçmesi olarak gerçekleştirilen bu uygulama, çok sayıda farklı tıbbi müdahale öncesinde tercih edilebiliyor. Amacımız hastanın yapılan müdahaleler sırasında acı ya da ağrı hissetmesini önlemektir. Elbette sedasyonun diş hekimliği alanında da sıklıkla uygulandığını belirtelim. En güvenli anestezi yöntemlerinden biri olduğunu da söyleyebiliriz.

Özellikle zihinsel engeli olanlarda, çocuklarda ya da diş tedavilerinden aşırı oranda tedirgin olan kişilerde tedavi öncesinde bu anestezi uygulanıyor. Böylelikle tedavi sürecinin hasta açısından daha konforlu bir şekilde atlatılması mümkün oluyor. Sedasyonun nasıl uygulandığı ya da avantajları gibi merak edilen tüm konulara değineceğiz. Ancak öncesinde ne amaçla yapıldığını daha detaylı ele alalım.

Sedasyon Hangi Amaçla Yapılır?

Diş hekimliği alanında sedasyonun öncelikli olarak tercih edilebilecek bir anestezi türü olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle çocuk hastaların diş tedavilerinde bu yöntem tercih ediliyor. Diş tedavileri çocuklar için oldukça korkutucudur ve hatta bazı erişkinler için de aynı durum söz konusudur. Öyle ki bu korku nedeniyle dolgu, kanal tedavisi benzeri dişlerin çekilmesini önleyen koruyucu tedavilerini yıllarca yaptıramayan, sonunda bu nedenle diş kaybı yaşayan çocuklar ve erişkinlerin sayısı hiç de az değildir.

Korku dışında tedavi nedeniyle çocukların diş hekimliği koltuğunda uzun süre kalması ve ağzını açık tutması gerekir. Ancak çocukların bu şekilde beklemesi ve tedavi boyunca soğukkanlı olması elbette güçtür… İşte bu noktada devreye sedasyonun girdiğini söyleyebiliriz. Zira tedavi sırasında çocukların ani hareketler yapması tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Bununla birlikte diş tedavilerinin çocuklarda bir travma oluşturması, ileri yaşlarda kalıcı diş hekimi korkusuna neden olabilmesi de mümkündür. Bu riskleri ortadan kaldıran ise sedasyon uygulaması oluyor.

Zihinsel problemleri olan kişiler için de benzer risklerin söz konusu olabileceğini belirtmeliyiz. Ani hareketlerin yarattığı riskleri göze almak yerine sedasyonun uygulanması çok daha doğru olabiliyor. Diş hekimliği alanında yapılan uygulamalar ya da kullanılan cihazlar bazı kişilerde çok ciddi korkuya neden olabiliyor. Bu gibi durumlarda da tedavi sürecinin hasta açısından sorunsuz bir şekilde tamamlanmasını sağlamak adına bu yöntemden faydalanılabiliyor.

Sedasyon Anestezi Nasıl Uygulanır?

Diş tedavisinin sedasyonla yapılması söz konusu ise çocuk hastalarda ebeveynlerle, erişkin hastalarda hastanın kendisi ile anestezi uzman doktoru bir görüşme gerçekleştirir. Bu görüşmede sedasyonla ilgili detaylı bilgilendirme yapılır. Aynı zamanda hastanın tıbbi özgeçmişi öğrenilir ve basit bir fizik muayenesi ile bu işlem için bir sakınca olup olmadığı değerlendirilir.  Bu değerlendirme sonrasında nadiren bazı laboratuvar tetkikleri istenebilir, herhangi bir anormal durum söz konusu değilse randevu verilir.

Eğer diş tedavisi sedasyon ile uygulanacaksa tedaviye aç karnında gidilmelidir. Bu sayede anestezi sonrasında yaşanabilecek mide bulantısı gibi şikayetler minimuma indirgenebilir. Elbette bu işlem anestezi uzmanları tarafından gerçekleştiriliyor. Damar yolu açılıyor ve anestezi ilacı da damar yolundan vücuda gönderiliyor. Anestezi ilacının etkisini kısa sürede gösterdiğini söyleyebiliriz. Ardından beklenmeden ağız ve diş tedavisine başlanabilir.

Bu işlem genel anestezi değildir ve iki anestezi türü arasında çok ciddi farklar bulunur. Sedasyonun çok daha hafif bir anestezi türü olduğunu söyleyebiliriz. Zira ilacın kesilmesi ile birlikte hastanın hemen uyanması mümkün oluyor. En fazla 1 saatlik dinlenme süresinin ardından hastanın evine gönderilebilmesi mümkündür. Genel anestezinin ardından yaşanan sıkıntıların büyük bölümü bu anestezinin ardından yaşanmaz.

Sedasyon Türleri Nelerdir?

Genel olarak diş hekimliği alanında kullanılan sedasyon uygulamasının 3 farklı kategoride incelendiğini söyleyebiliriz. Bunlar; minimal, orta derece ve derin şeklinde adlandırılır. Öncelikle ne gibi bir işlem yapılacağı göz önünde bulundurulur. Bu işlemin tahmini olarak süresi, hastanın durumu gibi çeşitli hususlar dikkate alınarak hangi türün tercih edileceğine karar verilir.

Minimal sedasyonda hastanın tam bir uyku halinde olmadığını belirtebiliriz. Hasta aslında uyanıktır ancak çok sakinleşmiş bir haldedir ve kendini oldukça rahat hisseder. Sonrasında işlemin büyük kısmını hatırlamaz. Bu nedenle hafif oranda endişeli ya da korku dolu olan hastalarda bu tip anestezi tercih edilebilir. Orta derece sedasyonda da hasta bir anlamda uyanıktır ancak hastanın uykuya eğilimi biraz daha fazladır, sonrasında işlem ile ilgili hiçbir şey hatırlamaz. Derin sedasyonun en sık kullandığımız tip olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle çocuklarda bu tipi tercih ediyoruz. Derin sedasyonda evdeki uykunun benzeri derinlikte bir uyku hali söz konusudur, tabii ki bu tip sedasyonda da hasta işleme dair hiçbir şey hatırlamaz.

Çocuk Hastalarda Sedasyon Nasıl Uygulanır?

Çocuklarda sedasyon uygulamasının yetişkinlere yapılan uygulama ile genel anlamda aynı olduğunu belirtebiliriz. Sadece kullanılacak olan anestezi ilacının dozajı çocuklara göre ayarlanıyor.  Ayrıca çocuklarda damar yolu açma işlemini kolaylaştırmak ve bu süreçte çocukta bir travma oluşmasının önüne geçmek için damar yolu açmadan önce onlara süt, meyve suyu benzeri bir sıvı içinde ilaç içiriyoruz. Burada kullandığımız sıvı miktarı açlık sürecini riske etmeyecek kadar az olmaktadır.

Çocuklar bu uygulama ile belli düzeyde sakinliğe ulaştığında damar yolunu açıyoruz, ilacımızı damardan uygulayarak çocuğumuzu sedasyon birimimize alıyoruz. İlaç çok kısa zamanda etkisini gösterdiğinden tedaviye başlanması için uzun süre beklemeye gerek olmuyor. Tedavi sona erdiğinde de çocuklar uyandırılıyor. Kısa bir dinlenme sürecinin ardından evlerine dönebiliyor. Bu konuda sıklıkla merak edilen bir unsura da açıklık getirelim. Bu anestezi türünde hastaya solunum cihazı takılmıyor.

Sedasyonun Avantajları Nelerdir?

sedasyon avantajları

Elbette sedasyon uygulanması hastaların diş tedavilerini daha konforlu geçirmelerini sağlıyor. Bu işlem sayesinde herhangi bir acı ya da ağrı hissedilmediğini de belirtmeliyiz. Hastaların kendilerini gayet rahat hissetmeleri sayesinde diş tedavisinin de diş hekimi tarafından daha kısa sürede tamamlanması mümkün hale geliyor. Özellikle orta ya da derin sedasyonun uygulanması durumunda hastalar tedavi sürecini de hatırlamıyor. Böylelikle zorlu ve uzun süreli tedavi süreçlerinin de gayet kolay bir şekilde tamamlanması mümkün hale geliyor.

Özellikle diş tedavileri ile alakalı korku yaşayanlar için bu anestezi daha ideal bir seçenek olabiliyor. Çünkü bu hastaların tedavi sırasında hafif bir acı hissetmesi ya da tedavinin biraz uzun sürmesi durumunda yaşadıkları korku da artıyor. Hatta tedaviyi yarım bırakan hastalar dahi olabiliyor.

Çerkezköy Sedasyon Fiyatları Ne Kadar?

Çerkezköy bölgesinde de sedasyon fiyatları benzer rakamlardan oluşuyor. Net bir fiyat belirtmek doğru olmayacaktır. Muayene olmanız ve yapılacak tedavilerin belirlenmesinin ardından fiyat bilgisi de tarafınıza iletilir.

Mutlaka göz atın –> Lamine diş

Sedasyonla Tek Seferde Diş Tedavisi Biter Mi?

sedasyonla diş tedavisi

Elbette sedasyon anestezi işlemi yapıldığında tek seferde tüm diş tedavilerinin yapılması mümkün olmayabilir. Bu sorunun yanıtı, kaç adet dişe tedavi uygulanacağı, yapılacak olan diş tedavisinin içeriği, dişin ağız içerisindeki konumu gibi unsurlara bağlı olarak değişkenlik gösterir.

İlginizi çekebilir –> Diş Dolgusu

Sedasyon Tehlikeli Midir? Zararlı Mıdır?

Daha önce de belirttiğimiz gibi sedasyon genel anesteziden çok daha hafif bir işlemdir. Çünkü sedasyon da kullandığımız ilaçlar anestezi ilaç kategorisindeki en basit ilaçlardır. Sedasyon için kullandığımız dozlarda vücutta herhangi bir sisteme yan etkisi yoktur. Bu nedenle sedasyon için hastaların büyük çoğunluğunda laboratuvar tetkikine gerek olmamaktadır. Bu anestezi yönteminin sadece diş tedavilerinde kullanılmadığını da hatırlatalım. Pek çok tıbbi müdahale öncesinde uygulanan anestezi türlerinden biridir. Hastaların zararlı olduğu ya da tehlikeli olduğu konusunda bir endişe yaşamasına hiç gerek yok.

Göz atın –> Diş Muayenesi

Sedasyonun Etkisi Ne Kadar Sürer?

Bu sorunun yanıtı uygulanacak olan diş tedavisinin süresine göre değişecektir. Anestezi uzmanı tarafından sedasyon anestezinin etki süresi belirlenir ve ayarlanabilir. Yani istendiğinde etki süresinin 3 – 4 saate kadar uzatılması mümkün olabiliyor. Elbette daha kısa sürecek olan bir tedavide anestezinin etki süresinin de çok daha kısa olması sağlanıyor. Bir anlamda anestezinin etkisinin uygulanacak tedavinin süresine bağlı olarak ayarlandığını söyleyebiliriz. Siz de bu anestezi türü hakkında sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Bilgi sahibi olun –> Dişçi Korkusu

11 Ocak 2022 Yazar Trakya.DenT 0 Yorumlar

Lamine Diş (Yaprak Diş) Nedir? Çeşitleri Nelerdir?

Lamine diş işlemi son yıllarda en çok ilgi gören uygulamalardan biri haline geldi. Dişlerin milimetrik oranda inceltilmesi ile gerçekleştirilen bu işlem, diş yüzeyine yaprak şeklinde olan porselen materyalin yapıştırılması ile tamamlanıyor. Bu sayede estetik açıdan çok daha güzel görünen bir diş yapısına sahip olunabiliyor. Elbette sağlam olan diş dokusunun korunması sağlanıyor. İnceltme işleminin oranı ise hastanın diş yapısına bağlı olarak 0.3 – 0.7 mm arasında değişiyor.

İşleme ismini veren  ‘lamina’ kelimesi Latincede ‘yaprak’ anlamına geldiğinden halk arasında bu işlemin yaprak diş ismiyle de anıldığını söyleyebiliriz. Oldukça ince bir yapıya sahip olan porselen parça, herhangi bir metal materyal içermiyor. Bu yönüyle ışık geçirgenliği noktasında da beklentileri fazlasıyla karşılamayı başarıyor. Işık geçirgenliği, uygulama sonrasında dişlerin oldukça doğal bir görünüm sergilemesini sağlıyor. Bu işlemin fiyatlarından ya da hangi durumlarda yapıldığından da söz edeceğiz. Merak edilen tüm konulara açıklık kazandırmaya başlamadan önce bu işlemin nasıl yapıldığını aktaralım.

Lamine Diş Tedavisi Nasıl Yapılır?

Yaprak kaplama adıyla da bilinen lamine diş uygulaması herkes tarafından faydalanılabilen işlemlerden biridir. Hastayı zorlayan bir yönü bulunmuyor ve gayet konforlu bir süreç eşliğinde tamamlanıyor. Bu özelliği, söz konusu işlemden faydalananların sayısının gün geçtikçe artmasını da beraberinde getiriyor. Oldukça doğal ve bir o kadar da mükemmel bir diş görünümü elde edilmesini sağlayan bir işlem olduğunun altını çizmek gerekir.

İşleme başlanmadan önce hastadan ağız ve dişlerle ilgili bazı ölçülerin alınmasına ihtiyaç oluyor. Alınan ölçülere göre bir model hazırlanıyor. Model hasta tarafından da görülebiliyor ve hem hastanın hem de diş hekiminin karşılıklı görüşmesi ile söz konusu model üzerinde mutabık kalınması sağlanıyor. Hemen ardından uygulama etabına geçilebiliyor.

Daha önce alınan ölçüler de göz önünde bulundurularak hasta için özel yaprak kaplamalar hazırlanıyor. Yine bu işlem için özel olarak formüle edilen bir yapıştırıcı malzeme kullanılarak yaprak şeklindeki porselen materyaller dişe sabitleniyor. Son derece az oranda bir inceltme yapılmış olması nedeniyle yaprak porselenler dişe mükemmel bir şekilde tutunuyor. Hastanın işlem sonunda dişlerini kullanması mümkün oluyor ve işlemin hemen ardından günlük hayata dönülebiliyor. Elbette acı ya da ağrı hissedilmiyor. Aynı zamanda hastaların bu işlem için iş hayatlarına, gündelik yaşantılarına uzun bir ara vermeleri de gerekmiyor.

Lamine Diş Çeşitleri Nelerdir?

lamine diş çeşitleri

Genel olarak lamine diş işleminde 2 farklı çeşitten söz edilebilir. Bunlar;

  1. Kompozit lamina
  2. Yaprak porselen diş (Seramik lamina, E-max)

Yukarıda da söz ettiğimiz yaprak diş uygulaması aslında bu listede ikinci sırada bulunan yaprak porselen diştir aynı zamanda seramik lamina diye de geçer. Söz konusu işlemde kullanılan porselenin en önemli avantajı ışık geçirgenliği oluyor. Aynı zamanda hafif darbelere karşı yüksek mukavemet özelliği sergilemesi de önem taşıyor. Kişinin doğal diş rengine uygun tonlarda yaprak porselenlerin hazırlanması mümkün olabiliyor. Dolayısıyla dışarıdan bakıldığında gayet natürel bir diş görünümü gözlemleniyor.

Bu arada işlemin tamamlanması için 2 ya da 3 seansa ihtiyaç olduğunu da belirtelim. Kimi zaman işleme başlanmadan önce bazı tedavilerin yapılması gerekebiliyor. Hastada çürük diş bulunması gibi durumlarda tedavinin yapılmasının ardından bu işleme geçilmesi son derece önemlidir. Bu durumda toplamda kaç seansa ihtiyaç duyulduğu sorusunun yanıtı 2 ile 3 seansı aşar. İşlem için haftalarca beklemek gerektiği şeklinde bir düşüncenin olduğundan söz edebiliriz. Ancak bu bilgi gerçeği yansıtmıyor. Ağız içerisinden ölçü alınmasının ardından hastanın kesinlikle haftalarca beklemesi gerekmez. Yaprak porselenlerin hazırlanması asla sanıldığı kadar uzun sürmüyor. Bu konuda diş hekiminize danışabilir ve porselen yaprakların hazırlanması için beklenmesi gereken süreye dair daha net bir yanıt alabilirsiniz.

Lamine Diş Hangi Durumlarda Yapılır?

Bu işlemden hem kadınlar hem de erkekler faydalanabiliyor. Estetik bakımdan daha güzel görünen ya da daha beyaz görünen bir diş yapısına sahip olmak istenmesi, lamine diş işleminin yapılmasındaki en yaygın nedendir. Doğal bir görünüm sunması nedeniyle işlemin güvenle herkes tarafından tercih dilebileceğini belirtelim. Aynı zamanda diş diziliminde hafif ayrıklık olması gibi durumlarda da tercih edilebilen bir işlemdir. Dişte giderilemeyen bir renklenmenin olması durumunda da hastalar rotasını bu uygulamaya çevirebiliyor.

Lamine Diş Fiyatları 2021 Ne Kadar?

Elbette yaprak diş uygulaması için ayrılması gereken bütçeye dair net bir fiyattan bahsedemeyiz. Kaç adet dişe uygulama yapılacağı, kullanılacak malzemenin kalitesi ya da diş hekiminin deneyimi gibi bazı unsurlar fiyatı da etkiliyor. Haliyle bu konuda araştırma yapanların karşısına birbirinden farklı rakamlar çıkabiliyor. Dolayısıyla net bir rakam vermek sizin için yanıltıcı olabilir. Öncelikle randevu alarak basit bir diş muayenesinden geçmeniz gerekiyor. Bu sayede dişlerde çürük olup olmadığı incelenir, kaç adet dişe bu işlemin yapılacağına karar verilir ve tarafınıza net bir fiyat bilgisi de iletilir.

Lamine Diş Uygulamasının Avantajları

lamine diş uygulaması

Estetik diş hekimliği alanında lamine diş uygulamasının çok sık tercih edilmesi, sunduğu avantajlarla da çok yakından ilgilidir. Bu işlemin ne gibi avantajlar sağladığı konusunda şu örnekleri iletebiliriz:

  • Kullanılan porselen yaprak materyalde renk değişimi meydana gelmez
  • Sanıldığından daha güçlü ve dayanıklı bir yapıya sahiptir
  • Estetik açıdan güzel bir görünüm sergiler
  • Sadece birkaç dişe uygulanabildiği gibi tüm dişlere de uygulanabilir
  • Gerçek dişe çok yakın bir görünüm elde edilmesini sağlar
  • Pürüzsüz bir yapıya sahiptir
  • Kırılmaya ve çatlamaya karşı dayanıklıdır
  • Basınca karşı dirençlidir

Tedavinin Ömrü Ne Kadardır?

Uygulanan yaprak diş işleminin ardından ağız ve diş temizliğine, bakımına önem verilmesi durumunda uzun ömürlü bir tedavidir.

İlginizi çekebilir –> Sedasyon Anestezi

Yaprak Diş Herkese Yapılır Mı?

Aşağıdaki durumlarda lamine diş işleminin yapılması önerilmez.

  • Geceleri uyurken dişlerini sıkma alışkanlığının olması
  • Çene yapısında bozukluk olması
  • Tırnak yeme alışkanlığının olması
  • Kalem ısırma gibi sert cisimleri ısırma alışkanlıklarının olması
  • İleri düzeyde diş eti çekilmesi olması
  • İleri derecede fluorozisli durumunun olması

Bu kişiler dışında dileyen herkes söz konusu işlemden istifade edebilir.

Göz atın –> Zirkonyum Diş Fiyatları

Lamine Dişin Zararları Var Mıdır?

Deneyimli bir diş hekimi tarafından doğru şekilde uygulanan lamine diş işleminin dişlere, diş etlerine ya da ağız içi dokulara hiçbir zararı olmaz. Ancak işlem sonrasında hastaların ağız ve diş temizliğini, bakımını ihmal etmesi durumunda bazı sorunlar yaşanabileceğini de unutmamak gerekiyor. Ağız ve diş sağlığının ihmal edilmesi durumunda diş ve diş etleri ile ilgili çeşitli sıkıntılar yaşanabilir. Bu sıkıntılar lamine dişten değil, söz konusu ihmalden kaynaklanır. Konuyla ilgili sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Bilgi sahibi olun –> Diş Dolgusu

Kontakt